Kişisel verilerin korunması mevzuatı hayatımıza girdiğinden beri açık rıza yoğunlukla tartışılmaya başlandı. Kişinin kendi iradesiyle karar verdiği ve özgürce bu iradesini yansıtabildiği durumda açık rıza var demektir. Bu durumda açık rızanın olması gereken özellikleri temelde şunlardır;

  • Belirli bir konuya ilişkin olmalı
  • Yeterince bilgi verilmiş olmalı
  • Özgür iradeyle verilmiş olmalı

Bu özellikler bulunmayan bir açık rıza geçerli olarak kabul edilemez. Mesela işlemin karşı tarafıyla bir sözleşme ilişkisi kurulmak isteniyorsa ve karşı taraf sözleşme için gerekli olmayan ilave bilgileri vermenizi zorunlu tutuyorsa burada kendi rızanız ile bilgi vermiş olsanız dahi bu geçerli bir açık rızaya işaret etmeyecektir. Çünkü açık rızanın geçerli olması için iradenizin sakatlanmamış olması lazım. Ancak her veri işlemenin açık rızaya dayanmayabileceği yani istisnalar da bulunabileceğini unutmayalım.

Örneğin bir e-ticaret sitesinde alışveriş yapabilmek için üyelik formu doldurulması zorunluysa bu sözleşmenin ifası dolayısıyla yapılabilecektir. Ama form içerisinde gerekli olmayan bir bilgi istenirse (eşinizin adı soyadı) bu durum kanuna uygun olmadığı için yani veri işleme şartı sağlanmadığı için mevzuata aykırılık oluşacaktır. Aynı zamanda form içerisinde verdiğiniz bilgiler olmaksızın üyelik tamamlanmıyor ve size alışveriş imkanını sunmuyorsa özgür iradenizle bilgi vermiş olmanız de mümkün değildir.

İnternet sitesi üzerinde alışveriş imkanı sunan birçok işletme halihazırda web sitelerini kanuna uygun hale getirmeye uğraşmakta. Bunun için politikalar ve aydınlatma metinleri oluşturulduğunu hemen hemen her sitede görebilirsiniz. Peki bu metinlerin içeriği ne kadar doğru? Farzedelim ki tamamen doğru bilgiye sahip ve mevzuata uygun. (Aslında çoğunluğu değil). Peki şirket bu politikaları ne kadar uyguluyor acaba? Çünkü hiçbir düzenleme kanun dahi olsa sadece çıkarılmış olmakla hemen uygulanmaya başlanmıyor.

Bu sorunu çözmek de yine eğitimden ve denetimden geçiyor.

Eğitim bizim ülkemizde son dönemlerde ciddi anlamda önem kazandı. Çünkü yapılan çalışmalar gösteriyor ki eğitimin kişi davranışlarını değiştirme yönlendirme açısından ciddi olarak etkisi var. Bu açıdan verilecek eğitimin kişiye katkı sağlayıp genel farkındalık düzeyini yükseltmesi beklenir. Bu da ancak yetkin insanlar eliyle güzel bir program uygulanarak sağlanabilir.

Denetim kısmı ise aslında genel toplum davranış kalıplarının oturtulmasını ciddi öneme sahip. Denetim kişinin konuyla alakalı eksiklerini tespit edebilen, uyulmadığında ortaya çıkacak sonuçları gösteren önemli bir araçtır. Denetimin iç denetim veya dış denetim yoluyla yapılması mümkün. İstenmeyen denetim türü ise kamu kurumlarının yaptığı denetimler. Bu açıdan denetim tekniklerinin doğru şekilde yapılandırılması ve şirketin mevcut durumunu tam olarak ortaya koyabilmesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir