Kripto Paralar için Regülasyon Bir Zorunluluk mu?

Temel olarak herhangi bir düzenlemenin bulunmuyor olması, serbestçe işlem yapılabiliyor olması kripto para birimleri için özendirici niteliktedir. Ancak aynı serbestlik beraberinde korumanın olmamasını ve birçok riski de beraberinde getirmektedir. Bu alanda herhangi bir yasal düzenleme olmayınca illegal yapılar bunun açıklarını araştırmaya başlamakta ve hızlıca buldukları açıklara karşı tuzaklarını yerleştirmektedirler. Yasalarla herhangi bir şekilde bağlı olmadığı için bu illegal yapılar yatırım yapan kişilere önemli zararlar verebilmektedir. Dolayısıyla kripto paralar için regülasyon bir ihtiyaçtır diyebiliriz.

Şu zamana kadar pek çok kez gerçekleşen kripto para hacklenmesi vakasında sadece bir seferde 534 milyon dolara yakın bir para kaybının gerçekleşmesi örneklerden sadece biri olarak söylenebilir ve halihazırda kripto paralara yönelik Türkiye’de düzenleme olmadığı için kripto paraların geleceğini de tam olarak tahmin edemiyoruz. Bu bizim gibi dış sermaye ihtiyacı olan ülkeler için hayli olumsuz bir durum aslında.

Global piyasalara baktığımızda da kripto paralar için saygınlığı olan ülkelerde de önemli bir düzenleme bulunmuyor, ya da düzenlemeler yeterince olgunlaşmamış. Aslında, kripto ile ilgili düzenleyici kurumlar arasında fikir birliğinin de olmaması düşündürücü. Örneğin İngiltere düzenleyici otoritesini (FCA) ele alalım. Diğer otoriteler gibi bu otorite de kripto paraları yasaklamamakta ve herhangi bir düzenlemeye de tabi tutmamaktadır. Bir kullanıcı olarak İngiltere’de serbestçe kripto para ile ilgili işlemleri gerçekleştirebilirsiniz. Bununla birlikte FCA ödeme işlemleri ve para transferleri için getirdiği düzenlemeleri kripto paralar için de uygulanmış olsaydı bu serbestliği hayal etmek bile imkânsız olurdu. Çünkü ödeme işlemlerinde mevcut düzenlemeler vasıtasıyla işlem yapanlar çalınma, hacklenme veya dolandırılma durumlarında konuyu yasal merciye taşıyabilmekte ve paralarını belirli durumlarda geri alabilmektedir. En kötü ihtimalle tazminat vasıtasıyla belirli oranda zararın kapatılmasının mümkün olduğu göz önüne alındığında regülatörlerin ve mahkemelerin önünde ciddi bir iş yükü doğacağını öngörebiliriz.

Ancak yasal korumadan yoksun ve düzenleme bulunmayan kripto para piyasasında bu korumaların sağlanması mümkün görünmüyor. Örneğin kripto para hesaplarınız hacklenir veya bir dolandırıcılığa maruz kalırsanız paranı sonsuza kadar ellerinizin arasından kayıp gider. Herhangi bir taraf da ne yasal otorite ne de diğer devlet kurumları bu hesapları korumaktan sorumlu değil. Türkiye’de BDDK, İngiltere’de FCA örnek olabilecek nitelikte. Tabi diğer yandan yasal bir güvencenin olmadığı uyarıyı yapmak düzenleme yapmaktan kaçmak belki de kolaycı bir yaklaşım olarak addedilebilir.

Durum aslında dünyadaki tüm büyük düzenleyici otoriteler ile benzerdir. ABD’li düzenleyici kuruluşlar , tüketicileri ve işlem yapanları kripto para biriminden uyaran ve düzenleme eksikliğinden kaynaklanan riskleri tekrarlayan birçok uyarı ve makale yayınladı. Tabi ki bu riskler işlem yapanların dikkat etmesi gereken risklerdir. En sonunda bu uyarıların yetersiz kaldıklarını anlamış olsalar gerek ki ABD yeni bir kripto para yasasına kavuşmak üzere.

Tüm bunlar değerlendirildiğinde kripto para birimi işlemlerinin sağladığı yasal korumalar için düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu reddetmek imkansızdır. Yetkili düzenleyici kurumlar da kripto kullanıcılarına herhangi bir güvenlik sağlamadıklarını açıkça belirtmek zorunda kalmaktadır.

Peki Yasaklama Çözüm mü?

Yasal düzenlemenin getirdiği yüke katlanmamak için Çin ve Fas gibi bazı ülkeler ise kripto para piyasalarını tamamen yasaklamıştır. Ancak bu konuda daha ilerici diyebileceğiniz başka ülkeler de var. Örneğin kripto paralardan en fazla zarar gören işlemcilerin bulunduğu Japonya’da işlemler serbest. Ancak Japonya’da, olumsuz etkileri azaltmak için çalışan bir dernek mevcut. Ve bu dernek (Virtual Currency Exchange Association) yetkili otorite ile birlikte çalışarak uyum kuralları ve düzenlemeleri yürürlüğe sokmak için birlikte çalışmalara başladı. Bir de Hindistan gibi önce yasaklayan ancak yüksek mahkemeleri tarafından bunu özgürlük ihlali olarak gören bir grup da söz konusu.

Düzenleme ihtiyacının açık olduğu bu piyasalar için İngiltere ve Amerika düzenleyici otoriteleri olan FCA ve SEC gibi çeşitli finansal düzenleyici kurumlar da kripto hizmeti sunan işletmelere bu şekilde kurallar ve uyum düzenlemeleri oluşturmaya çalışıyor . Ancak mevcut durumda hala bu işletmeler yasal bir düzenlemenin olmamasının avantajını kullanmaktadır.

Kripto paralar için regülasyon eksikliği, düzenleyici kurumlardan gelen uyarılar ve kripto hackleri hakkında olumsuz haberler ile birleştiğinde, insanların güvenini sarsabilmektedir. Kullanıcıların güven duymadığı bir ortamda bu piyasalara yatırım yapmaları da beklenemez. Haliyle yasal otoritelerin üzerinde de oluşan bir baskının olduğunu söylemek güç. Bu durum yasaklama veya kısıtlama koymayan devletler açısından bile kripto para birimlerini tam olarak tüm unsurları ile para olarak görmemelerinin de bir sonucu aslında.

Durum Bu Kadar Kötü mü?

Mevcut uyarılar ve riskler değerlendirildiğinde durum gerçekten bu kadar kötü mü acaba? Kripto para birimini daha güvenli hale getirmek imkânsız mı? Kesinlikle değil ve bunu yapmak devletlerin kripto varlıklar ile ilgili çözebilecek nitelikte. Hatta kripto para işlemlerinin güvenliğini arttırmak için ve kontrol üstünlüğü sağlayabilmek için atılması gereken zorunlu bir adım. Bununla birlikte, blockchain teknolojisinin merkezi olmayan doğası nedeniyle, tam olarak kontrolün sağlanamayacağını da belirtmek gerek. Tabi ki şu ana kadar bu çerçevede adım atılmadığı için ne kadar kontrol edilebilir onu da tam olarak belirleyemiyoruz.

Tüm bunlara rağmen devletlerin dijital para birimlerini tamamıyla reddetmesi de trendin engellenmesi de mümkün görünmüyor. Dolayısıyla bazıları kendi paralarını ihraç etmeyi düşünüyor ancak mevcut örnekler açısından bu tür yerel kripto para birimlerinin henüz büyük bir başarısı yok. En azından bu yöndeki çalışmaların yasal otoriteler eliyle yürütülüyor olması gelecek açısından umut verici.

Kripto para biriminin geleceği var mı diye düşünürsek kesinlikle bir geleceği var, çünkü serbest hareket alanı sağlaması, nakde oranla sayılamayacak fayda sunması geleceğe yönelik trendin devam etmesinin temel anahtarı. Ancak tam potansiyeline ulaşmak için gerekli yasal desteğe henüz sahip değil. Kripto piyasalara yönelik düzenlemenin olmaması dünya çapında önemli bir sorun ve kripto varlıkları riskli bir yatırım aracı olarak görülmesini sağlıyor. Sağlıklı bir şekilde yürütülecek uyum çalışmaları ve düzenlemeler ile yönetebilmek için adım atılması gerekiyor ve bu piyasada önce düzenleme yapanın piyasa yapıcısı olması da çok mümkün. Gelecek açısından oluşan bu önemli fırsatı değerlendirmek bakalım hangi ülkelere nasip olacak.

Bu kapsamda Türkiye’de yakın zamanda gelecek kripto para için regülasyonlar ı ve bu kuruluşlara gelecek regülasyonları yakından takip etmekteyiz. Detaylı bilgi almak için bizimle iletişim kurabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir