Türkiye’de SPK’nın önderliğinde hazırlandığı düşünülen kripto para düzenlemeleri hakkında pek çok şaiya mevcut. Buna yönelik regülasyon çalışmalarını bir kenara bırakıp AB’nin bu konuda attığı ciddi adımlara göz atmak istiyoruz. 

Kripto para piyasalarına olan düzenleme beklentisi hakkında çıkan skandal nitelikli haberlerle doğru orantılı. Ülkelerin ve yatırımcıların gösterdiği ilginin sebep olduğu popülaritenin son örneklerden birisi El Salvador’un Bitcoin’i yasal para birimi olarak kabul etmesi idi. Çin, bitcoin madenciliğini yasaklarken bir başka önemli hadise Avrupa Komisyonu’nun Regulation on Markets in Crypto Assets (MiCA)’yı taslak olarak yayımlamasıydı. 

Düzenleme Neyi İçeriyor?

Düzenlemenin neyi kapsamadığından başlamalıyız. Öncelikle kripto paraya dayalı blockchain veya dağıtık defter teknolojileri kapsam dışı bırakılmış. Keza merkez bankalarının ihraç ettiği dijital paraları da biz bu düzenlemelerde göremeyeceğiz. Finansal varlık olarak kabul edilemeyecek kripto paralar da- örneğin utility token’lar veya payment token’ları – kapsam dışına çıkarılmış. 

Merkeziyetsizlik kavramının büyülü gücü yatırımcı hakkı söz konusu olduğunda kayboluyor. Kripto paralara yatırım yapanların suistimal, siber atak vb. sebeplerle fonlarını kaybetmesi sebebiyle haklarını devlet/yargı makamları aracılığıyla arayamamaları merkeziyetsizliğin bir sonucu. Halbuki bir merkez olsa herkes hakkını arasa ne güzel olur değil mi? AB bu iki zıt kavramın arasında bir çözüm öneriyor. Önerilen düzenleme kripto varlık hizmet sağlayıcılarını yani kripto para borsalarını tüketicinin korunması, şeffaflık ve kurumsal yönetim alanında belirli kural ve ilkelere tabi tutulmasını öngörüyor. Gelecek düzenleme siber suçlar, hırsızlık ve muhtelif usulsüzlükler karşısında yatırımcıları borsalara karşı korusa da bunun tam bir koruma olduğu söylenemez. Evet düzenlemede öngörülen zorunlu sigorta belirli zararları kapsayacak ama tüketiciler her riskten âri diyebilmek mümkün değil. 

İstikrarlı Kripto Paralar (Stable Coins) Yoğun Düzenleme Altında!

İstikrarlı kripto para olarak çevrilen stablecoin’ler altın, fiat para veya bir başka kripto paraya dayalı kripto paralardır. Fiyatlardaki volatilitenin üstesinden gelmek için ortaya atılmış olup, klasik bir yatırım aracı fonksiyonu bulunmamaktadır. Değeri değişmeyen kripto parayı neden alalım sorusunun temelde iki cevabı vardır, ilki yatırımcılar kısa vadeli kripto para yatırımlarında bu paraları güvenli geçici liman olarak bulundurabilirler. İkincisi merkezi olmayan finans (DeFi) organizasyonlarında bu varlıklar teminat olarak tutularak kripto varlık borçlanmaya imkan tanır veya doğrudan borç verilerek yüksek faiz geliri elde etmek mümkün olabilir. 

Terminoloji, istikrarlı kripto paralara e-para token olarak da adlandırmaktadır. Elektronik paraya çok benzeyen bu varlığa dayalı token’ların MiCA’da sert bir şekilde düzenlenmesi öngörülmüştür. Diğer kripto paraların aksine bu varlıkların ihracı ve ticareti zorlayıcı kurallara tabi tutulmuştur. Dolayısıyla düzenleme yürürlüğe girdiğinde izinsiz olarak AB ülkelerinde istikrarlı kripto paralar alım-satıma konu olamayacak. Ayrıca istikrarlı kripto paralar için faiz yasağı öngörülmektedir. 

Finansal özgürlüğe yapılan bu müdahalenin ekonomik saikinin ne olduğu belirsiz. Bu yasak, özellikle karantinaların ekonomik etkisini sınırlamak için benimsenen finansal teşvik araçlarının yüksek enflasyona sebep olacağı düşünüldüğünde Avrupa vatandaşlarının  cazip bir yatırım seçeneğinden mahrum kalacağı sonucuna bizi ulaştırmaktadır. 

Finans Merkezlerinden Defi’lere: Gelişmeler-Riskler-Çözümler

Sektördeki Küçük Oyunculara Yer Yok!

Kripto para piyasalarının diğer yatırım araçlarının yer aldığı piyasalara göre daha eşitlikçi ve demokratik olduğu kabul edilir. Ancak bu kabul birinin koyduğu kuralla sona erer. Avrupa Birliği özellikle ICO’larda nitelikli yatırımcılara yapılabileceği kuralını getirmeye hazırlanmaktadır.

Klasik olarak kripto pazarında platformlarda küçük ölçekli ve küçük bütçeli projeler yeterince kapsamlı hukuki ve finansal gereksinimler olmadan halka sunulurlar. Bireyler riskleri araştırmak ve kendisine sunulan white paperları okuyarak karar vermek zorundadır. 

MiCA kripto projeleri için hazırlanacak white paper’ların belirli standarda tabi olmasını zorunlu kılıyor. Böylece yatırımcılarının haklarının ne olabileceği, hangi hallerde kazanıp-kaybedecekleri net bir şekilde anlatılabilecektir.  Ancak istikrarlı kripto paraların aksine diğer kripto paraların ihracında red veya kabul gibi bir yetki düzenleyici kuruluşlara verilmiyor. Tabi kripto paranın menkul kıymete dayalı bir token da olmaması gerekiyor. STO projeleri ayrı bir düzenleme alanına sahip. Bununla birlikte, düzenleme ihraç edilecek kripto paranın ancak üye devletlerde kurulan bir tüzel kişilik tarafından yapılacağını öngörerek bir nevi bariyer oluşturuyor.  

Keza belirttiğim üzere kripto paralara ve stablecoin’lere ulaşabilmek nitelikli yatırımcılar için sınıra tabi olmayacakken, standart bir yatırımcı için tutar-risk anketi gibi muhtelif sınırlar öngörülüyor. 

Borsalara ve diğer kripto varlık servis sağlayıcılarına gelirsek bunların sahip olması gereken sermaye yükümlülüğü için 3 basamak belirlenmiş. En yüksek tier’da 150 bin EUR asgari sermaye yükümlülüğü öngörülmüş ve tabi ki hacme göre asgari sermaye gereksinimi artıyor. Bu kuruluşların temel sabit maliyetlerini hesaplaması ve ona göre fon bulundurması ayrıca sigorta yaptırması önemli yükümlülük. 

Borsaların varlıklara ilişkin anlık fiyat-hacim-derinlik bilgilerini 2 yıl boyunca kamuya sunmaları, işlemleri aynı gün kapatmaları (settlement), fiyat-ücret-komisyon yapısının şeffaf olması, sistemlerin/platformların gerekli IT standartlarına sahip olmaları gibi kurallar öngörülmektedir. 

Bir Mevzuat Hükmü Olarak Elon Musk

Kripto para piyasasının son zamanlardaki volatilitesinin en önemli müsebbibi Elon Musk olarak gösterildi. Dogecoin ve Bitcoin’deki hareketlilik pek çok yatırımcının ciddi zararına sebep oldu. Piyasa influencerları olarak tabir edilen kitle çeşitli paylaşımlarda bulunarak kripto paraların fiyatında ani azalış ve artışa sebep olabilmekte. Bu sebeple onlara karşı bir düzenleme hükmü MiCA’da öngörülmüştür. Piyasa manipülasyonunun ve piyasada hakim konuma geçmenin kati bir şekilde yasaklanması olumlu bir düzenleme olarak kabul ediliyor. Burada daha çok manipülasyon yaparak durumu kötüye kullananlar cezalandırılmak isteniyor. 

Düzenleme Hem Merkezi hem Merkezi Olmayan Unsurları Harmanlıyor.

Planlanan düzenleme diğer AB düzenlemeleri gibi genel bir çerçeveyi çizmekte ve detayı AB üye ülkelere bırakmaktadır. AB, merkezi olmayan bir uygulama modelini benimsemesine rağmen, düzenleme aynı zamanda Avrupa Bankacılık Otoritesine (EBA) ve Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesine (ESMA) önemli denetleme ve soruşturma yetkileri vermektedir. Benzer şekilde, Avrupa Merkez Bankası, stablecoin’lerin onay prosedürüne dahil olması öngörülmektedir.  

Kripto Eko Sistemi Nasıl Etkilenecek?

Türkiye’de olduğu gibi kripto paralar AB’de net bir şekilde düzenlenmemektedir. Bu durum tüketicilerin zarar görmesine, kazaen veya fraud kaynaklı sebeplerle yatırımların kaybolmasına veya pump&dump projeleriyle insanların kısıtlı varlıklarını ayrıcalıklı bir kesme transfer edilmesine neden olmaktadır. Bu sebeple böyle bir düzenleme yatırımcıların hakları için oldukça memnuniyet vericidir ancak yine de yatırımcıları risklerden tamamen korumamaktadır, yatırımcılar kendi bilgileri ve analiz yetenekleriyle baş başa kalmaktadır. 

Düzenleme ilginç bir merkeziyetsizlik ve merkezileşme karışımı izler taşımaktadır. Türkiye’deki SPK düzenlemelerinin AB müktesabından yoğun olarak faydanıldığı dikkate alındığında bu hibrit modelin Türkiye’de de uygulanacağına şüphe bulunmamaktadır. 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir