apc

Blockchain’i tek bir konuya, uzmanlık alanına veya hukuk alt dalına indirmek mümkün değil. Blockchain’in temas ettiği her alanda konuya hakim olduğunu söylemek kimsenin haddine de değil. Ben bu yazıda finans sektörü açısından regülasyonları ülke bazında ele alıyor olacağım. Ayrıca, pek çok insanın kripto paralarla blockchain’in temas ettiği diğer finansal konuları birbirine karıştırdığı hususunu göz ardı etmemek için bu ayrıma girmeye çalışacağımı önemle vurgulamak isterim.

ABD

ABD’de genel olarak bazı eyaletler blockchain dünyası açısından oldukça dost görünmekle birlikte federal otorite bakımından aşırı zorlayıcı bir tutum dikkat çekiyor. Örneğin Delaware eyaletin şirketlerin ortaklık yapılarının dağıtık yapılarak tutulmasına ve takip edilmesine imkan sağlıyor.

Bununla birlikte blockchain’in finans dünyasıyla temas ettiği alanda bunu söylemek çok mümkün değil. Öncelikle MASAK benzeri kurum olan FinCEN her türlü kriptoparayı gerçek bir para olarak tanımıyor yalnızca dövize ikame bir değer olarak tanımlıyor. ABD Maliyesi IRS’de bir mal olarak görüyor. Vergilendirme açısından ABD içinhap bilgi isteyenler için şu makaleyi öneririm.

https://cryptocurrencyfacts.com/the-tax-rules-for-crypto-in-the-u-s-simplified/

ABD açısından en zorlayıcı otorite şüphesiz SEC ve CFTC. Sermaye piyasalarını düzenleyen bu kurumlar ICO (Initial Coin Offering) ve ITO’ları (Initial Token Offering) kesin bir şekilde zorlaştırıyor. Aslına bakarsanız ICO veya ITO adına ne derseniz deyin benzeri araç çıkaran pek çok şirket bunları menkul kıymet olarak görmese de, bu araçlar bizzat menkul kıymet. Türkçe pek çok blog yazısında dahi token’ların utility token olduğundan dem vurularak kendini kandırma sanatı çok yaygın. Kral çıplak sözünü ABD’nin meşhur Howey Testine dayanarak söylemiyorum, bir varlığı ikame etmesi sebebiyle söylüyorum. Dolayısıyla SEC vb. dünyada pek çok kurum nasıl bir menkul kıymet ihracında belirli yükümlülükleri o büyük kurumsal şirketlere dayatıyorsa bunları da bizim küçük startup’lara dayatıyor. Bu teknik olarak iki dünyanın birbirine yaklaşmasını zorlaştıran bir süreç. Neticede ABD finans lobisi müsaade ederse gerçekten teknolojilerini inovasyonlarını fonlamak isteyen küçük yatırımcılar nefes alacak, ya da şu an ki gibi web sitelerinde ABD yatırımcıları buraya uğrayamaz uyarısı-check box’ı koymaya devam edecek.

Güney Kore:

Güney Kore Çin kadar olmasa da kripto paraları oldukça zorlayan bir ülke. Fintech konusunda öncü olan bu ve FSC gibi harikulade bir regülatörü sayesinde destekleyen bu ülkenin ön yargısının sebebi geçmişteki başarısız ICO’lar. Bu ICO’lar sebebiyle tüketicilerinin/vatandaşlarının yakın zamanda zarara uğramış olması bir tür heyula oluşturuyor Güney Kore açısından. 2018’in sonunda çıkardığı bir düzenlemeyle tüketicilerin korunması, AML/KYC, piyasa manipülasyonu, kamuya açık olmayan bilginin kullanımı ve kamuya açıklanacak bilginin standardı konularında oldukça sıkı bir aksiyon alan FSC neredeyse benim ülkeme bu konuda gelmeyin mesajı vermekte. Ayrıca kripto para alım satımı yapanların bankalarda para bulundurmasını, yabancıların ve kripto madencilerinin kripto ticareti yapmasını yasaklıyor. Keza vergilendirme konusunda sıkı bir rejime giden Kore, bu konuda en yüksek vergi yüküne sahip ülkelerden biriyim mesajı veriyor.

Bununla birlikte Güney Kore’de kripto para veya token ihracı dışındaki blockchain-distributed ledger teknolojilerine yatırımlar konusunda oldukça teşvik söz konusu. Yeter ki, yatırım yapan tüketiciye zarar gelmeyeceğini ispatlasın.

Malta

Malta blockchain’in finans piyasalarında kullanımı konusunda oldukça ün kazanan bir ada ülkesi. Liberal rejimi sayesinde pek çok yatırımcı bu ülkede faaliyet gösteriyor. Malta’nın bu üne kavuşması tabi ki, devlet resmi regülasyon politikası sayesinde gerçekleşiyor. Çıkarılan 3 yasa (Dijital İnovasyon Yasası, Yenilikçi Teknoloji Hizmetleri Yasası ve Sanal Finansal Varlık Yasası) yatırımcıların önünü görebilmesine imkan veriyor. Bu yasalar yalnızca kriptoculara yönelik değil. Blockchain’i herhangi bir yatırımcıda kullanan tüm şirketlere yönelik.

Malta’nın bu konulara bakış açısını anlamak için Malta Hükümeti’nin kripto paraları bir ödeme birimi, hesap birimi olarak tanıdığını söylemem yeter de artar bile. Diğer yandan Malta uluslararası kuruluşlara yalnızca %5 gibi bir vergi uygulayarak cazibesini artırıyor.

Singapur

Singapur’da kripto paralar fiat para gibi değerlendirilmese de mal olarak kabul ediliyor. Ticareti ve takası otorite kuruluş olan hem de Merkez Bankası fonksiyonu olan MAS tarafından düzenleniyor. MAS sandbox konusunda öncü bir otorite ve dijital dönüşümlere verdiği desteğiyle biliniyor. Sıkı yasalar çıkarıp yatırımcıları korkutmak yerine yatırımcılarla birlikte olayı öğrenip düzenleme yapmayı tercih ediyor.

Singapur’u öne çıkan 2018 yılındaki ödeme hizmetleri kanunu. Bu kanun ile hem riskler hem de faaliyetler çok iyi bir şekilde tanımlandığı için yatırımcılar için soru işaretleri kalmamış durumda. Bu bakımdan tüm dijital ödeme türleri ister E-money olsun ister ITO-STO hepsi mevzuatta adreslenmiş. Ayrıca bu adresler görece yumuşak düzenlemeler barındırıyor. Bu konuda sert oldukları tek mesele AML/KYC konuları.

Singapur’da kripto paranın mal olarak kabul edilmesi bireysel yatırımcıyı sermaye piyasaları vergilendirilmesi konularından muaf tutsa da bu sefer mal ticaretinde alınan vergilere muattap kılıyor.

Japonya

Japonya blockchain endüstrisinin ödeme servisleri regülasyonu açısından öncü ülkelerinden birisi. Bunun sebebi elbet bir musibet. Coincheck adlı kripto borsanın hacklenmesi sebebiyle Japonya yeni bir düzenleme çerçevesi oluşturuldu ve bu ödeme mevzuatı içerisine yedirİLdi. Lisans sürecinde özellikle siber güvenlik ve AML-KYC konularında hassas bir tavır sergileyen Japonya otoritesi FSA (Financial Services Agency) yatırımcıları %15 ila %55 arasında kademeli bir vergi dilimiyle zorluyor.

Fransa

Fransa her ne kadar AB ülkeleri arasında blockchainde önder olmayı istese de, mevzuat anlamında beklenen ivmeyi yakalayabilmiş değil. Genel olarak çerçeve bir rehber yayınlayan, fintech stratejisinde arayışlarının olduğunu soyut olarak kamuya duyuran Fransa ICO, ITO açısından yatırımcı dostu bir eko sistem oluşturabilmiş değil. Ayrıca bu finansal ürünlerdeki vergi oranının %36 düzeyinde olması yatırımcıyı caydırıyor. Bu açıdan iradeyle bürokrasi arasında bir uçurum olduğundan bahsedebiliriz.

Hindistan

Blockchain teknolojisine temas eden tüm dijital paraların Hindistan’da tam yasal bir karşılığı yok. Bununla birlikte özellikle financial inclusion’u artırmak –yani finans kesimine erişemeyen kitlenin daha fazla bu sisteme dahil edilebilmesi- için sanal paralara yönelik projelere destek veriliyor. Hindistan merkez bankası kripto para borsalarına yönelik bir blokaj uygulamakla birlikte arka planı (somut bir dayanak varlığı) olan dijital paralara yönelik belirli düzenlemelere (AML, tüketici hakları vs.) uyulması kaydıyla destek veriyor.

Kanada

Kanada’nın söz konusu finansal ürünlere yönelik regülatif yaklaşımı bütüncül değil, eyaletler düzeyinde farklılık gösteriyor. Örneğin Toronto’nun bulunduğu Ontario teşvik edici bir düzenleme yapısı ortaya koyuyor. Bu açıdan Kanada’da ne yasaklayıcı ne de açık kuralların olduğu bir finansal ortam söz konusu. Bununla birlikte tüm kripto paralara, dijital varlıklara menkul kıymetler muamelesi yapılmasından dolayı ilgili blockchain firmaları kendilerini sermaye piyasası düzenlemeleriyle karşı karşıya buluyor. Menkul kıymet muamelesi yapılmasının en temel sonucu izahname-prospektüs düzenlemelerine maruz kalmaları ve bunun ilave maliyet ve iş yükü getirmesi. İzahnameleri bir whitepaper olarak algılıyorsanız çok yanlış yolda olduğunuzu itiraf etmek isterim.

İngiltere

İngiltere Kanada gibi ITO-STO faaliyetlerinde bekle gör stratejisini güdüyor. Bununla birlikte bu faaliyetleri sermaye piyasası rejiminde değerlendiriyor ve FCA adlı kurumu izin süreçleri için tetikte bekliyor. Yakında blockchain based asset ler için bir düzenleme çıkarması bekleniyor ve tabi bizde dört gözle bekliyoruz.

Türkiye

Türkiye’de eğer token çıkaracaksınız bunun sermaye piyasası mevzuatı kapsamında olup olmadığını yorumlamak konusunda çok hassas olmalısınız. Ben şahsen pek çok projenin menkul kıymet tanımına girdiğini ve bu nedenle böyle bir eylemin adli ceza riski taşıdığını düşünüyorum. Bu sebeple Türkiye piyasasını kapsam dışında bırakarak bu konuda cevaz veren piyasa ve piyasalarda işlem yapılmasına salık veririm.

Sonuç Olarak

Faaliyet gösterilen ülkenin mevzuatını özümsemeden önce blockchain firmaları veya blockchain destekli firmalar tarafından ihraç edilen token ların (asset-security-varlık; payment-ödeme, utility veya hibrit) türünün hukuken değerlendirilmesinin çok önemli olduğunu hatırlatmak isterim. Bu konuda deneyimlerimi paylaşmaktan memnuniyet duyarım.

Diğer yandan hangi ülke hangi otorite olursa olsun, AML-KYC konularına istisna tanımamakta. Blockchain firmalarına ülkelerin mevzuatlarına göre değişen hizmet verebilen bir Reg-Tech yazılımı olan www.indigid.com u tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir