Mobil Uygulama ve Oyun Firmaları İçin E-Turquality: Detaylı Rehber

Mobil oyun ve mobil uygulama firmaları için E-Turquality (Bilişimin Yıldızları) programı, Türkiye’nin bilişim sektöründeki markalarını küresel düzeye taşımayı hedefleyen kapsamlı bir destek mekanizmasıdır. E-Turquality mevzuatı 27.02.2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararıyla yenilenmiş ve baştan tasarlanmıştır. E-Turquality programının kabul şartları, sağladığı destekler ve teknik değerlendirme kriterleri aşağıda detaylandırılmıştır:
1. E-Turquality Giriş Şartları (Mevzuat ve Genelgeye Göre)
E-Turquality Programına kabul edilebilmek için yararlanıcıların hem genel hem de sektöre özgü şartları bir arada sağlaması gerekmektedir:
- Kuruluş ve Gelir Şartı: Yararlanıcının başvuru tarihinde en az üç yıl önce kurulmuş olması ve son üç takvim yılında kesintisiz hizmet ihracatı/yurt dışı kaynaklı gelir elde etmiş olması gerekir. Bu gelirlerin son üç yıl ortalamasının (organik bağı olan yurt içi şirketlerle birlikte) en az 1.500.000 ABD doları olması şarttır.
- Hızlı Büyüme İstisnası: En az iki yıl önce kurulmuş ve son iki yılda toplam 10.000.000 ABD doları hizmet ihracatı yapmış firmalar için 3 yıl ve 1.5M dolar ortalama şartı aranmaz.
- Merkez ve Ürün Şartı: Şirketin ana yönetim merkezinin Türkiye’de bulunması ve yurt dışı yerleşiklere sunulabilecek ihraca hazır bir mobil uygulama veya dijital oyununun olması zorunludur.
- Marka Tescili: Markanın yurt içi tescili yararlanıcı adına; yurt dışı tescili ise yararlanıcı veya organik bağı olan şirketi adına Madrid Protokolü’ne taraf en az bir ülkede yapılmış olmalıdır. Yurt içi tescil başvurusu, yurt dışı başvurusundan önce veya aynı tarihte yapılmış olmalıdır.
- İmaj Kriteri: Marka; Türk hizmeti/markası imajına zarar verecek uygunsuz sembol, şekil veya ifade içermemelidir.
2- E-Turquality Programının Sağladığı Destekler ve Avantajlar
E-Turquality kapsamındaki firmalar, yıllık üst limitler dahilinde çok çeşitli kalemlerde desteklenir:
- Dijital Ürün Tanıtım Desteği: Yazılım, oyun veya uygulamaların yurt dışı tanıtımına yönelik reklam ve pazarlama giderleri, ürün başına yıllık 25.000.000 TL‘ye kadar desteklenir. Bir firma yılda en fazla 20 ürünü için bu desteği alabilir (Şirket toplam limiti yıllık 100.000.000 TL).
- Platform Komisyon Desteği: Uygulama mağazalarına (App Store, Google Play vb.) ödenen komisyonlar, ürün başına yıllık 8.000.000 TL‘ye kadar desteklenir (Şirket toplam limiti yıllık 40.000.000 TL).
- İstihdam Desteği: İş geliştirme, satış ve pazarlama uzmanları (en fazla 10 personel) için brüt ücret desteği sağlanır. Yurt dışı personel için aylık limit 250.000 TL, yurt içi için 90.000 TL‘dir.
- Danışmanlık ve Yazılım Lisans: Kurumsal altyapı, hedef pazar ve bilişim danışmanlığı (lisans, bakım, güncelleme dahil) giderleri yıllık 40.000.000 TL limit dahilinde desteklenir.
- Birim ve Barındırma Desteği: Yurt dışı ofislerin kira ve kurulum giderleri ile ürünlerin yurt dışı pazarlaması için gerekli barındırma (hosting) giderleri (yıllık 7.500.000 TL limitli) karşılanır.
- Pazara Giriş Avantajları: Marka tescil/koruma, pazar araştırması raporları, veri tabanı üyelikleri ve stratejik iş planı (SİP) hazırlığı (bir defaya mahsus 2.500.000 TL) için destek verilir.
3- Teknik Gereksinimler ve Ön Değerlendirme Kriterleri
Başvuru sonrası firmalar, Bakanlıkça görevlendirilen bir danışmanlık şirketi tarafından 500.000 TL + KDV karşılığında “E-Turquality Ön İnceleme” sürecine tabi tutulur. Bu süreçte firmanın aşağıdaki alanlardaki olgunluk düzeyi ölçülmektedir:
3.1. Operasyon Yönetimi ve Yazılım Geliştirme Süreçleri
Firmanın mobil uygulama veya mobil oyun geliştirme yetkinliği, bu değerlendirme setindeki en kritik teknik alanlardan birini oluşturmaktadır. Ancak burada dikkate alınan husus, yalnızca ürün geliştirme faaliyetinin fiilen yürütülüyor olması değildir. Değerlendirme yaklaşımı, ürün geliştirme faaliyetlerinin tanımlı, dokümante edilmiş, ölçümlenen ve tercihen otomasyon araçlarıyla desteklenen sistematik bir yapı içerisinde yürütülmesini esas almaktadır. Bu kapsamda operasyon yönetimi politika ve prosedürlerinin; ihtiyaç analizi, uygulama geliştirme, test, yerleştirme, canlıya alma ve bakım süreçlerini kapsaması önem arz etmektedir. Ayrıca E-Turquality değerlendirmesinde söz konusu politika ve prosedürlerin yalnızca mevcut olması yeterli görülmemekte; rol ve sorumluluk dağılımını içermesi, operasyon standartlarını tanımlaması, düzenli biçimde gözden geçirilmesi ve gerekli hâllerde faaliyet gösterilen ülkelere göre güncellenmesi beklenmektedir.
E-Turquality başvurusunda Mobil uygulama ve mobil oyun şirketleri bakımından bunun pratik karşılığı, ürün ekipleri için yeknesak bir geliştirme disiplininin oluşturulmuş olmasıdır. Bu disiplinin kişilere bağlı değil, kurala ve kurumsal işleyişe bağlı şekilde yapılandırılması gerekmektedir. Örneğin yeni bir özelliğin product brief ile başlatılması, UI/UX onayından geçirilmesi, teknik gereksinim dokümanına bağlanması, sprint planına dahil edilmesi, test senaryolarının oluşturulması, staging ortamında doğrulanması ve ancak sonrasında production ortamına alınması şeklindeki akışın yazılı hale getirilmiş olması önem taşımaktadır. Mobil oyun firmaları bakımından buna ek olarak live ops süreçleri, event setup yapısı, build release takvimi, A/B test akışı, store submission adımları ve hotfix süreci de operasyon prosedürleri kapsamında ele alınmalıdır. Mobil uygulama şirketlerinde ise app release management, backend-service deployment, ödeme akışı testleri, CRM/push senaryoları ile kullanıcı destek ve incident yönetimi süreçlerinin aynı çerçevede kurgulanması gerekmektedir. Bu nedenle “ekip tarafından biliniyor olması” tek başına yeterli kabul edilmemekte; ilgili akışların şirket prosedürü olarak gösterilebilir nitelikte olması aranmaktadır.
SDLC (Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü) başlığı da bu bölümde merkezi bir önem taşımaktadır. Değerlendirmede, ürün veya hizmet geliştirme faaliyetlerinin; önceden belirlenmiş iş, fonksiyonel ve teknik gereksinim dokümanlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlayan uygulama geliştirme yaşam döngüsünün tanımlanmış olup olmadığı esas alınmaktadır. Olgunluk seviyesi de kademeli bir yapıda ele alınmaktadır: sürecin tanımlı olmaması, tanımlı olmakla birlikte belgelenmemiş olması, tanımlı ve belgelenmiş olmasına rağmen sorumlusunun bulunmaması, sorumlusunun bulunmasına rağmen ölçümlenmemesi, hem sorumlusunun bulunması hem de ölçümlenmesi ve nihayet otomasyon/yönetim yazılımları ile yürütülmesi, bu olgunluk seviyelerinin temel basamaklarını oluşturmaktadır.
Bu nedenle mobil oyun ve mobil uygulama firmalarında asgari olarak şu bileşenlerin yapılandırılmış olması gerekmektedir: product requirement document, teknik analiz veya spec dokümanı, sprint/issue yönetim sistemi, versiyonlama mantığı, release checklist, bug tracking yapısı, ownership matrisi ve temel mühendislik KPI seti. D1 retention, crash-free session oranı, release başarısı, deployment sıklığı, hata çözüm süresi, test coverage ve sprint completion rate gibi göstergeler, bu yapının kurumsal niteliğini güçlendirmektedir. Formda bu metrikler tek tek sayılmamış olmakla birlikte, “ölçümlenen” ve “otomasyon/yönetim yazılımı ile yürütülen” SDLC seviyesinin daha ileri bir olgunluk düzeyi olarak konumlandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede Jira, Linear, Azure DevOps, GitHub/GitLab, CI/CD, release tracking ve benzeri sistemlerin kullanımı mobil teknoloji şirketleri bakımından önemli bir artı değer oluşturmaktadır.
Test otomasyonu bakımından da değerlendirme çerçevesi oldukça nettir. Sürecin ya manuel işlemler içerdiği ya da continuous deployment yaklaşımı çerçevesinde test süreçlerinin otomatik olarak işletildiği kabul edilmektedir. Bu başlık, doğrudan teknik kalite güvence olgunluğunu yansıtmaktadır. Özellikle mobil uygulama ve mobil oyun şirketlerinde manuel testle sürdürülen yapıların erken aşamada işlevsel olması mümkün olmakla birlikte, E-Turquality yaklaşımı bakımından güçlü kurumsal yapı göstergesi olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede build pipeline, otomatik testler, staging/UAT akışı, release öncesi kalite kontrol mekanizmaları ve gerekli durumlarda rollback kurgusu önem kazanmaktadır. Mobil oyunlarda cihaz parçalanması testleri, SDK uyumluluk kontrolleri, store compliance testleri ile ekonomi veya live event regression kontrolleri öne çıkmaktadır. Mobil uygulamalarda ise login, ödeme, abonelik, push, analytics event ve crash kontrol akışlarının kurumsal test mimarisi içerisinde ele alınması gerekmektedir. Her şirket bakımından tam continuous deployment yapısının fiilen kurulmuş olması zorunlu görülmemekle birlikte, manuel yapıdan otomasyon ağırlıklı yapıya geçişin teknik olgunluğu artırdığı açık biçimde anlaşılmaktadır.
Geliştirme standartları bakımından, yazılımın ne ölçüde şirket bünyesinde geliştirildiği de değerlendirmeye konu edilmektedir. Yazılımın büyük bölümünün dış kaynakla geliştirilmesi, yalnızca spesifik ihtiyaçlarda dış kaynak kullanılması veya geliştirme süreçlerinin tamamının şirket bünyesinde yürütülmesi farklı olgunluk düzeyleri olarak ele alınmaktadır. Bu husus, mobil uygulama ve mobil oyun şirketleri bakımından özel önem taşımaktadır. Zira çekirdek ürün geliştirme, oyun mekaniği, backend mimarisi, monetization logic, analytics setup veya core app functionality gibi alanlarda dış kaynak bağımlılığının yüksek olması durumunda, şirketin sürdürülebilir teknik yetkinliği daha zayıf algılanabilmektedir. Buna karşılık yalnızca art, localization, security testing, özel SDK entegrasyonu veya geçici kapasite ihtiyacı gibi sınırlı alanlarda dış kaynak kullanımının daha kabul edilebilir bir yapı olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. İdeal model, ana ürün bilgisinin ve çekirdek mühendislik kapasitesinin şirket içinde konumlandırılmış olmasıdır.
Son olarak, yazılım geliştirme takımları ile bireysel yetkilendirme seviyeleri de teknik yönetişim bakımından E-Turquality ekiplerince değerlendirme konusu yapılmaktadır. Bu başlık ilk bakışta sınırlı kapsamlı görünmekle birlikte, gerçekte erişim yönetimi, görev ayrılığı ve iç kontrol mekanizmalarını ölçmektedir. Mobil oyun ve mobil uygulama şirketlerinde production database, reklam hesapları, analytics araçları, app store panelleri, payment dashboard’ları, bulut altyapısı ve source code erişimlerinin rol bazlı olarak yönetilmesi gerekmektedir. Tüm personelin tüm ortamlara tam erişime sahip olduğu yapılar zayıf bir iç kontrol düzeyi olarak algılanabilmektedir. Özellikle yayınlama yetkisi, store upload yetkisi, canlı event açma yetkisi, ödeme altyapısı erişimi, kullanıcı verisi erişimi ve source control admin erişiminin ayrıştırılmış olması gerekmektedir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca teknik geliştirme kalitesine değil, aynı zamanda teknik yönetişim olgunluğuna da odaklanmaktadır.
3.2. Strateji ve Kurumsal Yönetim
Mobil uygulama ve mobil oyun firmalarında çoğu zaman en güçlü alan ürün tarafı olmakla birlikte, değerlendirme yaklaşımı yalnızca ürün kalitesine odaklanmamaktadır. Strateji ve kurumsal yönetim bölümü, şirketin günübirlik kararlarla değil, planlı ve kurumsal bir çerçevede hareket edip etmediğini ortaya koymaktadır. Ön değerlendirme mantığına göre, firmanın yazılı stratejik planlarının bulunması; bu planların SWOT analizi, pazar analizi, rakip analizi ve yıllık bütçe gibi temel unsurları içermesi önem taşımaktadır. Bunun yanında finansal ve operasyonel performansın hangi yöntemlerle ölçüldüğü, bu ölçümlerin hangi sıklıkla yapıldığı ve düşük performans gösteren alanlara yönelik iyileştirme mekanizmalarının bulunup bulunmadığı da dikkate alınmaktadır. Böylece E-Turquality değerlendirme ekipleri tarafından üretilen değerin şirket stratejisine ne ölçüde entegre edildiği değerlendirilmiş olmaktadır.
Mobil oyun firmaları bakımından bu bölümde öne çıkan içerik; oyun portföy stratejisi, genre seçimi, hedef coğrafya, CPI/LTV dengesi, publishing veya self-publishing modeli, live ops büyüme yaklaşımı, UA bağımlılığı ve IP geliştirme stratejisi gibi başlıklardan oluşmaktadır. Mobil uygulama şirketlerinde ise product-market fit stratejisi, user acquisition planı, freemium-to-paid dönüşüm modeli, churn azaltma yaklaşımı, enterprise/B2B veya B2C kanal ayrımı, yeni ülke açılım planı ve müşteri segmentasyonu öne çıkmaktadır. Dolayısıyla şirketin yalnızca iyi bir uygulama veya oyun geliştirdiğini belirtmesi yeterli görülmemekte; hangi pazarda, hangi kullanıcı segmentine, hangi büyüme modeli ve hangi kârlılık yaklaşımı ile ilerlediğinin yazılı olarak E-Turquality başvurusunda ortaya konulması gerekmektedir.
Performans yönetimi bakımından da yalnızca finansal raporlama yeterli kabul edilmemektedir. Operasyonel yönetim disiplini de aynı ölçüde önem taşımaktadır. Mobil firmalarda bu çerçeve; cohort analizi, retention, ARPU/ARPPU, churn, lifetime value, CAC, ROAS, crash rate, aktif kullanıcı trendleri, abonelik dönüşüm oranı, iade oranı ve store rating takibi gibi metriklerin kurumsal düzeyde izlenmesini içermektedir. Ölçüm yapılmakla birlikte iyileştirme aksiyonu üretilmeyen yapılarda kurumsal olgunluğun eksik kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yönetim raporlarının düzenli olarak hazırlanması, hedeflerin açık biçimde belirlenmesi ve zayıf alanlara aksiyon planı bağlanması gerekmektedir. Kurumsal scorecard yaklaşımı da bu bölümde önemli bir güçlendirici unsur olarak değerlendirilmektedir.
3.3. Finansal Yönetim ve Verimlilik
E-Turquality değerlendirme setinde teknik görünüm taşımasına rağmen fiilen son derece belirleyici olan başlıklardan biri finansal yapıdır. Zira mobil oyun veya mobil uygulama ihracatçısı bir şirket bakımından sürdürülebilirlik, yalnızca ürün kalitesiyle değil, aynı zamanda gelir kompozisyonunun niteliğiyle de ölçülmektedir. Bu kapsamda son yıl itibarıyla yazılım ürün satışlarının toplam satışlar içerisindeki oranı ile yinelenen gelirlerin toplam gelir içindeki payı önem taşımaktadır. Bunun yanında finansal tabloların bağımsız dış denetime tabi tutulup tutulmadığı ve pazarlama bütçesinin net satışlara oranı da ayrı değerlendirme unsurları arasında yer almaktadır.
Gelir yapısı bakımından mobil uygulama ve mobil oyun firmaları açısından dikkat edilmesi gereken temel husus, şirket gelirlerinin ne ölçüde kendi mobil ürünlerinden kaynaklandığıdır. Gelirin ağırlıklı olarak hizmet, danışmanlık, proje bazlı iş veya tek seferlik dış kaynak geliştirme faaliyetlerinden oluşması hâlinde, ürün şirketi olgunluğunun daha düşük algılanması söz konusu olabilmektedir. Buna karşılık oyun içi satın alma gelirleri, reklam gelirleri, abonelik gelirleri, lisanslama gelirleri, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir gelir yapısına işaret etmektedir. Yinelenen gelir oranının ayrıca dikkate alınması nedeniyle; abonelik modeli, season pass yapısı, live ops temelli tekrar eden gelir modeli veya annual renewal yapıları mobil teknoloji şirketleri bakımından önemli bir kurumsal güç unsuru oluşturmaktadır.
Pazarlama bütçesinin toplam net satışlara oranı da özellikle mobil firmalar bakımından kritik göstergelerden biri olarak değerlendirilmektedir. Çünkü user acquisition harcamaları, mobil oyun ve mobil uygulama iş modelinin temel yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Bu çerçevede pazarlama bütçesinin büyüklüğü kadar, bu bütçenin şirket içinde ne ölçüde planlı, kontrollü ve verimlilik odaklı yönetildiği de önem taşımaktadır. Aşırı düşük bir pazarlama bütçesi, global büyüme iddiası ile uyumsuz bir görünüm yaratabilmekte; aşırı yüksek bir pazarlama bütçesi ise kaynak kullanım verimliliği bakımından soru işareti doğurabilmektedir. Bu nedenle başvuruya hazırlanan mobil şirketler bakımından UA, performance marketing, creator/influencer iş birlikleri, PR, store optimization ve brand spend kalemlerinin ayrıştırılmış biçimde ortaya konulması önem arz etmektedir.
3.4. Pazarlama, Satış ve Marka Yönetimi
E-Turquality değerlendirmesinde mobil uygulama ve mobil oyun şirketleri bakımından pazarlama, satış ve marka yönetimi yalnızca iletişim faaliyeti olarak görülmemektedir. Bu alan, ürünün kullanıcıya hangi kanallar üzerinden ulaştırıldığını, kullanıcı ediniminin ne ölçüde veriye dayalı biçimde yönetildiğini, mağaza görünürlüğünün nasıl optimize edildiğini, gelir üretme modelinin hangi pazarlama kurgusu ile desteklendiğini ve markanın global ölçekte nasıl ölçeklendirildiğini ortaya koyan temel işlevlerden birini oluşturmaktadır. Bu nedenle değerlendirme yalnızca genel marka anlatısına değil; kullanıcı edinimi, dönüşüm, elde tutma, yeniden pazarlama, mağaza optimizasyonu, kreatif yönetimi ve gelir büyütme disiplinine de odaklanmaktadır.
Bu çerçevede yazılım ürünü ve marka stratejisi kapsamında oluşturulan dokümantasyonun, mobil dünyanın fiili ihtiyaçlarını karşılayacak derinlikte olması gerekmektedir. Ürünün hangi kullanıcı segmentlerine hitap ettiği, bu kullanıcıların hangi acquisition kanalları üzerinden kazanıldığı, hangi kullanım motivasyonlarıyla ürüne geldiği, ilk kullanım deneyiminde hangi aksiyonların kritik kabul edildiği, hangi mekanizmalarla retained edildiği ve hangi monetization yapısı üzerinden gelir üretildiği açık biçimde tanımlanmış olmalıdır. Bunun yanında markanın taşıdığı imaj, kreatif dil, mağaza vitrini, reklam mesajı, hedef ülke kırılımı, rakiplerden ayrışma noktaları ve kullanıcıya sunulan temel değer önerisinin dokümante edilmiş olması önem taşımaktadır. Değerlendirme bakımından yalnızca “iyi bir ürün bulunmaktadır” yaklaşımı yeterli görülmemekte; bu ürünün pazarda nasıl konumlandırıldığı ve nasıl büyütüldüğü de kurumsal bir çerçevede ortaya konulmalıdır.
Mobil oyun firmaları bakımından konumlandırma dokümantasyonunun; yalnızca oyun türünü tanımlayan genel ifadelerden ibaret olmaması gerekmektedir. Hangi oyuncu segmentinin hedeflendiği, oyunun core loop yapısının hangi davranışsal motivasyonlara dayandığı, benzer oyunlara göre hangi engagement unsurlarıyla ayrıştığı, session length ve retention mantığının nasıl tasarlandığı, reklam geliri ile oyun içi satın alma dengesinin nasıl kurulduğu, metagame veya live ops yapısının nasıl kurgulandığı ve oyunun kreatif pazarlama dilinin hangi kitleye göre şekillendirildiği yazılı hale getirilmiş olmalıdır. Özellikle hybrid casual, casual, mid-core veya puzzle gibi alt segmentlerde kullanıcı edinimi stratejisi ile monetization stratejisinin birbirine nasıl bağlandığının gösterilmesi önem arz etmektedir. Bir oyunun yalnızca “indirilen” değil, retained edilen ve ölçeklenebilir ROAS üreten bir ürün olarak konumlandırılması gerekmektedir.
Mobil uygulama firmalarında ise konumlandırma dokümantasyonunun; hedef kullanıcı profili, temel kullanım senaryosu, pain point tanımı, ürünün günlük yaşam veya iş akışı içindeki işlevi, ücretsizden ücretliye dönüşüm mantığı, trial-to-paid akışı, abonelik kurgusu, fiyatlandırma yaklaşımı, churn nedenleri ve retention driver’ları gibi başlıkları içermesi gerekmektedir. Özellikle subscription tabanlı uygulamalarda paywall mantığı, onboarding akışı, feature gating modeli, kampanya kurgusu ve yaşam döngüsü iletişiminin gelir modeliyle nasıl ilişkilendirildiğinin ortaya konulması önem taşımaktadır. Bu nedenle mobil uygulama tarafında pazarlama ve marka yönetimi, yalnızca reklam görünürlüğüyle değil; App Store ve Google Play vitrini, onboarding dönüşümü, abonelik optimizasyonu ve yaşam döngüsü yönetimi ile birlikte ele alınmalıdır.
E-Turquality başvurusunda en kritik alanlardan biri kullanıcı edinimi stratejisidir. Mobil şirketlerde performans pazarlaması çoğu durumda büyümenin ana motorlarından birini oluşturmaktadır. Dolayısıyla değerlendirmede, şirketin Meta, Google Ads, TikTok, Apple Search Ads, Unity Ads, AppLovin, ironSource veya benzeri mecralarda kullanıcı edinimini ne ölçüde sistematik biçimde yönettiği önem taşımaktadır. Channel mix yapısının belirlenmiş olması, kreatif test disiplininin kurulmuş olması, yeni kullanıcı maliyetlerinin takip edilmesi, cohort bazlı performans analizlerinin yapılması ve kampanya optimizasyonunun veri temelli yürütülmesi kurumsal olgunluk göstergesi niteliği taşımaktadır. Özellikle mobil oyunlarda creative fatigue yönetimi, playable/video/static kreatif ayrımı, country-tier bazlı kampanya yapısı ve erken dönem retention ile ROAS ilişkisinin kurulmuş olması önemlidir. Mobil uygulamalarda ise keyword bazlı acquisition, intent-driven traffic, creator iş birlikleri, affiliate model, search/social performans ayrımı ve kullanıcı kalitesinin abonelik dönüşümü ile birlikte analiz edilmesi beklenmektedir.
App Store Optimization ve store sayfası yönetimi de mobil dünyaya özgü olarak ayrıca önem taşımaktadır. Uygulama veya oyunun mağaza sayfasının; ikon, screenshot, preview video, başlık, açıklama metni, keyword yapısı, kategori seçimi, yorum/rating yönetimi ve ülke bazlı lokalizasyon unsurları bakımından profesyonel biçimde ele alınması gerekmektedir. Zira mobil ürünlerde ilk dönüşüm eşiği çoğu zaman mağaza vitrini üzerinde oluşmaktadır. Bu nedenle değerlendirme açısından, store conversion rate’in izlenmesi, farklı kreatif setlerin test edilmesi, rating yönetim mekanizmasının bulunması ve mağaza metinlerinin pazar bazlı optimize edilmesi önemli kurumsal göstergeler arasında değerlendirilmektedir. Mobil oyunlar bakımından store page’in oyun estetiği ile reklam kreatifleri arasında tutarlı olması; mobil uygulamalar bakımından ise store vaadi ile onboarding deneyimi arasında kopukluk bulunmaması gerekmektedir.
E-Turquality programında pazarlama etkinliğinin ölçülmesi de mobil şirketler bakımından klasik marka metriklerinden çok daha geniş bir çerçevede ele alınmalıdır. Bu alanda yalnızca reklam harcamasının izlenmesi yeterli olmamakta; install başına maliyet, kayıt başına maliyet, deneme başına maliyet, abone başına maliyet, payer conversion, D1/D7/D30 retention, ROAS, LTV, churn, reactivation oranı, cohort gelir analizi, organik-trafik katkısı, store conversion rate, creative CTR, IPM, ad revenue contribution ve subscription renewal oranı gibi göstergelerin düzenli biçimde takip edilmesi gerekmektedir. Mobil oyun şirketlerinde özellikle soft launch verisinin nasıl yorumlandığı, tutorial funnel kırılımları, level-based drop-off analizi, payer davranışı, reklam gösterim yoğunluğu ve live ops sonrası gelir etkisinin ölçülmesi önem taşımaktadır. Mobil uygulama şirketlerinde ise onboarding completion, paywall conversion, free trial completion, renewal oranı, refund oranı, usage-frequency ile churn ilişkisi ve CRM kampanyalarının geri dönüşü kritik hale gelmektedir. Bu nedenle pazarlama etkinliği, yalnızca “harcama yapılmaktadır” düzeyinde değil; “ölçülmekte, optimize edilmekte ve ürün kararlarına bağlanmaktadır” düzeyinde ele alınmalıdır.
E-Turquality programı için Uluslararası adaptasyon bakımından marka ve pazarlama stratejisinin yerel pazar sınırında kalmaması gerekmektedir. Mobil oyunlarda ülke bazlı kreatif farklılaştırma, CPI ve ARPU dengesi, kültürel referansların uyarlanması, event takviminin ülkelere göre planlanması, store metinlerinin lokalize edilmesi ve ülke bazlı monetization davranışlarının dikkate alınması gerekmektedir. Mobil uygulamalarda ise fiyatlandırma seviyelerinin ülke gelir düzeyine göre optimize edilmesi, ödeme yöntemlerinin yerelleştirilmesi, dil ve destek modelinin farklılaştırılması, hukuki metinlerin ilgili pazara uygun hale getirilmesi ve acquisition kanallarının ülke bazında yeniden kurgulanması önem taşımaktadır. Global büyüme iddiası bulunan bir mobil ürün bakımından tek tip kreatif, tek tip pricing ve tek tip store kurgusu çoğu durumda yetersiz kalmaktadır.
Satış yapısı da mobil şirketlerde ürün tipine göre farklılaşmaktadır. B2C mobil uygulamalarda satış fonksiyonu çoğu zaman doğrudan uygulama içi dönüşüm, abonelik satışı veya premium feature satışı üzerinden işlemektedir. Bu nedenle klasik satış ekibinden ziyade dönüşüm optimizasyonu, paywall stratejisi ve kullanıcı yaşam döngüsü yönetimi öne çıkmaktadır. Buna karşılık B2B SaaS niteliğindeki mobil ürünlerde inbound lead yönetimi, demo süreci, müşteri edinim hunisi, partner kanalı, enterprise teklif yönetimi ve renewal disiplini ayrıca önem kazanmaktadır. Mobil oyun firmalarında ise publishing görüşmeleri, platform ilişkileri, reklam ağlarıyla entegrasyon, IP iş birlikleri ve bazı durumlarda distribution partner yapıları satış fonksiyonunun parçası haline gelmektedir. Dolayısıyla değerlendirme, şirketin gelir üretme modeline uygun bir satış mimarisi kurup kurmadığına da işaret etmektedir.
Marka yönetimi bakımından da E-Turquality programı kapsamında mobil dünyaya özgü bir gerçeklik bulunmaktadır. Mobil ürünlerde marka yalnızca logo ve kurumsal kimlikten ibaret değildir; reklam kreatiflerinde verilen vaat, store sayfasındaki anlatım, onboarding deneyimi, ürün içi ton, topluluk yönetimi, kullanıcı yorumlarına verilen yanıtlar ve sosyal medya dili birlikte marka algısını oluşturmaktadır. Mobil oyunlarda stüdyo markası ile oyun markası arasındaki ilişki, karakter/IP geliştirme imkânı, topluluk oluşturma kapasitesi ve canlı operasyonların marka ile tutarlılığı önem kazanmaktadır. Mobil uygulamalarda ise güven unsuru, sade deneyim, dönüşüm vaatleri, kullanıcı başarı hikâyeleri ve rating/review kalitesi marka algısının ana bileşenleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle marka stratejisinin yalnızca kurumsal sunumlarda değil, ürünün kullanıcıyla temas ettiği tüm dijital yüzeylerde tutarlı biçimde işletilmesi gerekmektedir.
3.5. İnovasyon, Bilgi Teknolojileri ve İnsan Kaynakları
Bu bölüm, mobil teknoloji şirketlerinin teknik derinliği ile kurumsal sürdürülebilirliğini birlikte değerlendiren temel alanlardan birini oluşturmaktadır. İnsan kaynağı bakımından üst yönetimin ne ölçüde uluslararası iş tecrübesine sahip olduğu ve insan kaynakları departmanının hangi fonksiyonları fiilen yürüttüğü önem taşımaktadır. İşe alım, yetenek yönetimi, eğitim ve gelişim, kariyer yönetimi, performans yönetimi, ücret yönetimi, iç iletişim, kurum kültürünün ölçülmesi, değişim yönetimi ve yetkinlik değerlendirme gibi başlıkların aktif biçimde yürütülmesi, büyüyebilir teknoloji şirketi yapısının önemli göstergeleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede yalnızca güçlü geliştiricilere sahip olmak yeterli kabul edilmemekte; aynı zamanda bu yeteneklerin kurumsal bir insan kaynakları sistemi içerisinde yönetilmesi beklenmektedir.
E-Turquality programına katılmayı amaçlayan mobil oyun ve mobil uygulama firmaları bakımından bu durum; teknik ekip turnover oranlarının izlenmesini, kritik roller için succession yaklaşımının oluşturulmasını, product manager, game designer, backend developer, UA specialist, data analyst, artist ve QA gibi pozisyonlar için yetkinlik çerçevelerinin belirlenmesini, performans sisteminin kurulmasını ve eğitim-gelişim planlarının hayata geçirilmesini ifade etmektedir. Özellikle uluslararası pazarlarda büyümeyi hedefleyen şirketlerde, üst yönetim kadrosunda daha önce global ölçekte iş yapmış kişilerin bulunması önemli bir kurumsal güç göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Bilgi güvenliği tarafı ise son derece kritik ve detaylı bir değerlendirme alanı oluşturmaktadır. Bilgi güvenliği politikasının; organizasyon yapısını, yönetim kurulu, yöneticiler, bilgi sistemleri personeli ve kullanıcıların rol ve sorumluluklarını, BT güvenlik prosedürlerini, BT güvenlik standartlarını, BT risk yönetimini, personel konularını, farkındalık ve eğitim süreçlerini, güvenlik olay yönetimini, yasal yükümlülükleri, güvenlik denetimini ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin hususları içermesi gerekmektedir. Bu çerçevede bilgi güvenliği yalnızca teknik bir altyapı konusu olarak değil, kurumsal yönetişimin ayrılmaz bir unsuru olarak ele alınmaktadır.
Mobil uygulama ve mobil oyun firmaları açısından bunun önemi daha da artmaktadır. Çünkü bu şirketler çoğu zaman kullanıcı verisi, davranış verisi, ödeme verisi, cihaz verisi, attribution verisi ve zaman zaman hassas nitelikte kişisel veri işleyebilmektedir. Bu nedenle yalnızca genel nitelikli bir IT policy yeterli kabul edilmemektedir. Erişim yönetimi, parola ve çok faktörlü kimlik doğrulama politikaları, incident response planları, log yönetimi, tedarikçi ve üçüncü taraf risk değerlendirmesi, çalışan farkındalık eğitimleri, kişisel veri saklama ve imha politikaları, üçüncü taraf SDK riskleri, bulut altyapısı güvenliği ve veri minimizasyon yaklaşımı gibi unsurların somut biçimde kurgulanmış olması gerekmektedir. Oyun firmalarında oyuncu hesabı güvenliği, fraud, cheat, sanal ekonomi suistimalleri ve live service güvenliği öne çıkarken; mobil uygulama firmalarında abonelik ve ödeme güvenliği, müşteri verisinin korunması, CRM araçlarının güvenliği ve API güvenliği ayrıca önem taşımaktadır. Kişisel verilerin korunması ile BT risk yönetiminin ayrıca vurgulanması, bu alanın genel geçer ifadelerle değil, somut politika setleri ve uygulama mekanizmaları ile desteklenmesini gerekli kılmaktadır.
Temel dijital altyapı, veri toplama altyapısı ve veri işleme altyapısı da bu bölümde önemli bir değerlendirme unsurudur. Burada yalnızca sunucu veya yazılım araçlarının mevcut olması yeterli görülmemekte; veriyi toplayan, işleyen, raporlayan ve karar destek mekanizmalarına dönüştüren bir altyapının bulunması önem taşımaktadır. Mobil uygulama ve mobil oyun firmalarında bu yapı; analytics SDK kurgusu, attribution setup, event taxonomy, dashboarding, cohort analizi, monetization analitiği, CRM veya data warehouse entegrasyonu, crash monitoring, BI raporları ve yönetim dashboard’ları gibi alanlarda somutlaşmaktadır. Özellikle mobil oyun şirketlerinde event bazlı telemetry, oyun ekonomisinin dengelenmesi, funnel analizi, UA kaynak performansı ve creative-data eşleştirmesi öne çıkmaktadır. Mobil uygulama şirketlerinde ise feature usage analizi, trial funnel yönetimi, subscription analytics, churn risk segmentasyonu ve lifecycle communication analitiği önemli yer tutmaktadır. Bu nedenle veri odaklı yönetim kapasitesi, yalnızca teknik altyapı yeterliliği değil, aynı zamanda stratejik karar alma kabiliyetinin de temel göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Ar-Ge yapılanması da her ne kadar bazı bölümlerde kısa biçimde görünse de E-Turquality değerlendirme mantığı içinde inovasyon kapasitesinin önemli bir unsuru olarak konumlanmaktadır. Mobil uygulama ve mobil oyun şirketleri bakımından Ar-Ge merkezi varlığı, Teknokent yapılanması, ürün içi analitik yetkinliği, deneme ve kıyaslama kültürü, veri ekiplerinin organizasyonu, oyun ekonomisi modelleme kabiliyeti, yapay zekâ destekli segmentasyon, kişiselleştirme çözümleri veya anti-fraud altyapıları firmanın teknoloji derinliğini güçlendirmektedir. E-Turquality hazırlığında ve puanlanmasında bu başlığın desteklenmesi için yalnızca “Ar-Ge faaliyeti yürütülmektedir” şeklindeki genel ifadeler yeterli görülmemekte; ekip yapısı, proje listesi, teknik çıktılar, veri ve analitik sistemleri ile gerekiyorsa E-Turquality dokümantasyonu üzerinden somutlaştırma yapılması gerekmektedir.
4-Sonuç Olarak:
E-Turquality programına katılmanın önemli maddi avantajları olduğu kadar aman ve bütçe açısından ciddi bir hazırlanma maliyeti söz konusudur. Belki firmalar yukarıda anlatılan süreçleri bir şekilde içsel olarak gerçekleştirmektedir, ancak bunların dokümantasyonları tutulmamakta ve kayıt problemi yaşamaktadır. Genel tecrübemiz hızlı büyüyen mobil uygulama-oyun startup’larda bu hususlar bürokrasi olarak görülmekte ve hızlı büyümenin önünde ket olarak kabul edilmektedir. Ancak E-Turquality’nin maddi avantajlarından faydalanabilmek için bunların sağlanması şarttır.
Ön değerlendirme (bağımsız denetim) sürecinde delillere ve süreçlere dayalı bir denetim söz konusu olup Finahukuk olarak Şirketinizi tam olarak buna hazırlayabilmekteyiz. İletişim için bir mesaj bırakabilirsiniz.